2019 Yılı Oda Hesapları 2019 Hizmet Ücretleri Tarifesi Meslek Grupları ve Faaliyet Kodları (NACE) Stratejik Plan
Sicil Rehberi Ticari İşlemler Rehberi Ticaret Sicili Müdürlüğü Duyuruları Mersis Danışma Masası
İşten Ayrılış Bildirgesi Kredi Protokolleri İndirimli Kuruluşlar Eğitimler
Fuar Teşvikleri Fuar Ziyaretleri Dış Ticaret Talepleri Reklam Fiyat Tarifesi

TİCARET VE SANAYİ ODALARI KURULUŞ MESNETLERİ VE ÜYE OLMA ZORUNLULUĞU


 

Ticaret Odaları, üyelerin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel faaliyetlerine uygun olarak gelişmesini sağlamak, mensuplarının birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere mesleki disiplin, ahlak ve dayanışmayı korumak ve tabi olduğu Kanunda yazılı hizmetler ile mevzuatla Odalara verilen görevleri yerine getirmek amacı ile kurulan tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıdır.

İzmir Ticaret Odası, 1882'de İstanbul'da kurulan Ticaret Odasından sonra kurulan ikinci Ticaret Odasıdır ve kuruluş tarihi Ağustos 1885'e kadar gitmektedir. Zamanın valisi tarafından da desteklenen bu girişim hemen o yıl şekillenmiş ve İzmir Ticaret Odası kurulmuştur.

Meslek kuruluşlarının, kuruluş mesnedi, 1982 Anayasası'nın 135 inci maddesinde şu şekilde yer almaktadır;

"Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları; Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir."

Anayasamızın söz konusu maddesinde zikredilen Odamızın da kuruluş yasası olan 5590 sayılı kanundur. Ancak, 01.06.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu ile birlikte 5590 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. 2004 yılında 5174 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle Ticaret Odaları daha kapsamlı ve ihtiyaca cevap veren bir mevzuata kavuşmuşlardır.

Mevcut yasa çerçevesinde, kurulan Odalara kayıt mecburiyeti, 5174 sayılı kanunun 9 uncu maddesinde zikredilmektedir. Ticaret Ve iştigal alanlarına göre, sanayi, deniz ticaret ve borsalara da kayıt mecburi kılınmıştır. Bu mecburiyeti kanun maddesi şu şekilde ifade etmektedir; "Ticaret siciline kayıtlı tacir ve bu Kanunun 5 inci maddesine göre sanayici ve deniz taciri sıfatını haiz tüm gerçek ve tüzel kişilerle, bunların şubeleri ve fabrikaları, bulundukları yerdeki Oda’ya kaydolmak zorundadırlar. Bir merkeze bağlı olduğu halde, ister merkezin bulunduğu Oda’nın, ister başka Oda’nın çalışma alanı içinde olan müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunana ve/veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi bulunmadığı halde kendi başına sınai faaliyet ve ticari muamele yapan yerler ve satış mağazaları bu kanunun uygulanması bakımından şube sayılmaktadır. Bunun yanı sıra sermayesinin tamamı Devlete veya özel idarelere veya belediyelere veya bunların ortaklığına ait olan iktisadi müesseselerle bunların şubeleri, özel kanun ve sözleşme ile kurulmuş olup, Devletin ve özel idarelerin veya belediyenin iştiraki bulunan tüzel kişiliği haiz müesseseler veya bunların şubeleri ve fabrikaları bulundukları yerlerin odalarına kaydolmaya mecburdurlar."

Söz konusu madde, Türk Ticaret Kanununda belirtilen tüm sermaye şirketlerini ve tüzel kişiliği haiz olmayan şirketleri ve Borçlar Kanununda gösterilen adi şirketleri kapsamaktadır. Bu bağlamda tüm kooperatiflerin de Odalara üye olmaları zorunludur. Özellikle bazı kooperatiflere tanınan muafiyetler, Odalara üye olma zorunluluğunu ve aidat vermeleri yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır.

Odalara kayıttan imtina edenleri Odaların resen yani kendiliğinden üye kaydetme hakları bulunmaktadır. 5174 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi gereğince kayıt zorunluluğunu bir ay içinde yerine getirmeyenler, Odalar tarafından re’sen kaydedilebilmektedir. Kayıt tarihinden itibaren de aidat gibi Oda üyelerinin yükümlükleri başlar.

5174 sayılı Kanunu’nun 9 uncu maddesinin 7 nci fıkrası gereğice de, Odalara kayıtları zorunlu olan gerçek ve tüzel kişilerle bunların şubeleri, kamu kurumu niteliğindeki başka meslek kuruluşlarına, birlik ve teşekküllere üye olmaya zorlanamaz.

Kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olmasına rağmen, toplumun sivil kanadının en önemli temsilcileri olan Meslek Odalarına üyelik hem demokrasiye katkı hem de mesleki faaliyetler açısından son derece faydalıdır. Çünkü yukarıda da belirtildiği üzere, Odaların tüm organları, Meslek Komiteleri, Meclisleri, Yönetim Kurulları, Disiplin Kurulu demokratik koşullarda tüm üyelerin oylarını kullandıkları seçimlerle iş başına gelmektedirler. Ayrıca, Odamızın üyelerine sağladığı imkanlar da tüm Türkiye Odalarına örnek olacak niteliktedir, yeter ki üyelerimiz bu imkanları talep etsinler.