2017 Yılı Oda Hesapları 2017 Hizmet Ücretleri Tarifesi Meslek Grupları ve Faaliyet Kodları (NACE) Stratejik Plan
Sicil Rehberi Ticari İşlemler Rehberi Ticaret Sicili Müdürlüğü Duyuruları Mersis Danışma Masası
İşten Ayrılış Bildirgesi Kredi Protokolleri İndirimli Kuruluşlar Eğitimler
Fuar Teşvikleri Fuar Ziyaretleri Dış Ticaret Talepleri Reklam Fiyat Tarifesi

Başkanın Mesajı


9 Eylül 2017

TÜRKİYE’NİN KURTULUŞUNUN VE KURULUŞUNUN SİMGE KENTİ: İZMİR

Değerli Üyemiz,

Öyle bir kent düşünün ki, 15 Mayıs 1919’da ilk kurşun ile bir ulusun bağımsızlık mücadelesini başlatmış, bir ulusun uyanmasına neden olmuş ve aynı zamanda 9 Eylül 1922’de düşmanları sonsuza kadar kovarak bir ulusun bağımsızlığını ilan etmiş.

O kent hepimizin aşkla bağlı olduğu “Güzel İzmir”dir. Özgürlük ve bağımsızlık için işgaliyle birlikte bütün Anadolu’yu birleştiren çağdaş, Türkiye’nin öncü kentidir İzmir. İzmir’in kurtuluş gününde Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın ağzından şu cümleler dökülmüştü: “Eğer, bu güzel şehre bir şey olsaydı çok üzülürdüm.”

Ulu Önderimizin kentimize olan sevgisinin tek kaynağı Kurtuluş Savaşı olmamıştır. Mustafa Kemal Atatürk tek evliliğini İzmirli Latife Hanım’la yapmış, vefat eden annesi Zübeyde Hanım’ı da İzmir’e emanet etmiştir.

Bugün birkaç satırda anlattığımız bu dönem aslında yaşanan coşkuya karşın son derece zor bir dönemdi. Objektif değerlendirildiğinde hem Türkiye hem de İzmir’in son derece olumsuz bir görünümü vardı. Yokluk içinde, insan kaynaklarını uzun savaşlarda tüketmiş bir ülkede, yarısından fazlası yanmış, nüfusunun büyük bölümünü kaybetmiş ve uluslararası bağlantıları yok olmuş bir İzmir. Büyük yangından İzmirli tüccarlar, odamız, liman, acenteler ve işyerleri de nasibini almıştı. İmparatorluğun ticaret geleneği en köklü kenti İzmir’in ticaret hafızası ve bütün ticari kayıtları yanan Oda binasıyla birlikte yok olmuştu. Ancak, İzmirli tüccarlar 1 Kasım 1922’de kalan yönetim kurulu üyeleriyle toplandılar ve kelimenin tam anlamıyla sıfırdan başladılar; Kemeraltı’nda kiraladıkları küçük bir binada İzmir Ticaret Odası’nı yeniden faaliyete geçirdiler. Bu girişim, yok olmamak için İzmirle birlikte dirilmenin ilk adımı oldu.

Bu heyecan yangın yerlerinin temizlenmesi, kentin yeniden imarı ve iş yaşamının yeniden kurulmasını beraberinde getirdi. Daha Cumhuriyet ilan edilmeden önce 1923 Şubat ayında toplanan İzmir İktisat Kongresi yeni Türkiye’nin ve İzmir’in ufuk çizgisini ortaya koydu. Adeta Türkiye Cumhuriyeti İzmir’den doğuyordu. İktisat Kongresi sırasında açılan “Numune Malları Sergisi” İzmir Ticaret Odası’nın 1927 ve 1928 yıllarında düzenlediği “İzmir Dokuz Eylül Sergisi” ne dönüşmüş, sonrada bu anlamlı girişimden Uluslararası İzmir Enternasyonal Fuarı yaratılmıştı.

Her türlü yokluğa ve olumsuzluğa rağmen yangınla yok olmuş bir kenti ayağa kaldırmak için o dönemin uluslararası çapta en tanınmış mimar ve şehir plancılarına yeni İzmir’i tasarlatacak kadar yetenekli hemşerilerimiz İzmir’i yeni baştan yarattılar. Bu heyecanı bugüne aktardığımızda her türlü sorun çok daha kolay çözümlenir. Bugünün koşullarında İzmir’i 9 Eylül ruhuyla geleceğe taşımak, 1922 yılının koşulları dikkate alındığında hiç de zor değildir. Hedefimiz dünya ölçeğinde tanınan, bölgesinde bir merkez özelliği kazanmış uygar bir kent yaratmak olmalıdır.

“9 Eylül İzmir’in Kurtuluşu”nun 95’inci yıldönümünü kutlarken, Aziz Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve tüm şehitlerimizi şükranla anıyorum.

Ekrem DEMİRTAŞ
Yönetim Kurulu Başkanı

 


 

ÖNCEKİ MESAJLAR  MECLİS KONUŞMALARI  EKREM DEMİRTAŞ'IN ÖZGEÇMİŞİ