2017 Yılı Oda Hesapları 2017 Hizmet Ücretleri Tarifesi Meslek Grupları ve Faaliyet Kodları (NACE) Stratejik Plan
Sicil Rehberi Ticari İşlemler Rehberi Ticaret Sicili Müdürlüğü Duyuruları Mersis Danışma Masası
İşten Ayrılış Bildirgesi Kredi Protokolleri İndirimli Kuruluşlar Eğitimler
Fuar Teşvikleri Fuar Ziyaretleri Dış Ticaret Talepleri Reklam Fiyat Tarifesi

Başkanın Mesajı


07 Temmuz 2017

EKONOMİK ÇIKARLAR DİKKATE ALINMALI

Değerli Üyemiz,
 

Avrupa Parlamentosu tarihi bir karar alarak Türkiye ile müzakerelerin durdurulması yönünde bir karar vermiştir.

Oylamaya 638 kişi katılmış olup, 477 kişi Türkiye ile müzakerelerin dondurulması yönünde oy kullanırken, 64 parlamenter müzakerelerin devam etmesi yönünde görüşünü bildirmiştir.

Bundan 13 yıl önce ise aynı parlamento 407’ye karşı 262 oy ile AB’ye Türkiye ile gecikmeden müzakerelere başlaması yönünde tavsiye kararı almıştı.

Bugün baktığımızda raporda, "16 Nisan anayasa değişikliği paketinin mevcut haliyle yürürlüğe girmesi halinde" Türkiye ile üyelik müzakerelerinin "derhal ve resmen askıya alınması" için AB üyesi ülkeler ve Avrupa Komisyonu’na çağrıda bulunuluyor.

Bu karara Anayasa değişikliği paketinin kuvvetler ayrılığı ilkesi ve Kopenhag kriterleriyle uyumlu olmaması gerekçe gösteriliyor. Avrupa Parlamentosu Kasım 2016'da aldığı bir diğer kararda da üyelik müzakerelerinin "dondurulması" çağrısında bulunmuştu.

AP, üyelik müzakereleri yerine “kuvvetli işbirliğinin mümkün olabileceği ortak çıkar alanları üzerine Ankara ile samimi ve açık bir tartışma başlatılmasını” savunuyor. “Ortak çıkar alanları” olarak terörle mücadele, göç, enerji, ekonomi ve ticaret örnek gösteriliyor.

Üyelik müzakerelerinin askıya alınması halinde Türkiye’ye üyelik öncesi verilen AB fonlarının da askıya alınması, bu paranın doğrudan Türkiye’de sivil toplum ve sığınmacılar için kullanılması söz konusu.

AB katılım müzakerelerinde farklı politika başlıklarının oluşturduğu 35 fasılda görüşmelerin açılması ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasının ardından getirilen kriterlerin karşılanmasıyla birlikte kapatılması öngörülüyordu.

Türkiye şu ana kadar 16 fasılda görüşmeleri açtı ve bir fasıl da geçici olarak kapatıldı.

Son dönemde AP Türkiye ile müzakerelerin askıya alınması mesajını zaten sık sık raporlarında dile getiriyordu.

Ancak bizler AP’nin bu son kararını maalesef sağduyulu bir karar olarak değerlendiremeyiz.

Türkiye, 2016'da 66,7 milyar avroluk ihracat, 78,01 milyar avroluk ithalat gerçekleştirdiği Avrupa Birliği'nin 5'inci büyük ticaret ortağıdır.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), tarafından yayınlanan verilere göre AB, 2016'da toplam 9 trilyon 591 milyar avroluk ticaret hacmine ulaştı.

Bu rakamın 4 trilyon 855 milyar avroluk kısmı ihracat, 4 trilyon 736 milyar avroluk kısmı ithalattan oluştu. Toplam ticaretin 3 trilyon 110 milyar avrosu AB ülkelerinin kendi aralarında gerçekleştirildi.

Türkiye ise geçen yıl AB ile 145 milyar avroya yakın ticaret gerçekleştirdi. Türkiye'nin AB'ye ihracatı 2015'e göre yüzde 8,3 artarak 66,7 milyar avroya ulaşırken, ithalat yüzde 1,25 azalarak 78,01 milyar avro oldu.

Böylece Türkiye, 2016'da yaklaşık 145 milyar avroyla AB'nin en büyük 5'inci ticaret ortağı olmayı sürdürdü.

Sıralamada ilk sırayı 610 milyar avroluk ticaret hacmiyle ABD alırken, bunu 515 milyar avroyla Çin, 264 milyar avroyla İsviçre, 191 milyar avroyla Rusya izledi.

Yani siyasi birliği bir yana bırakın, ekonomik verilere bakıldığında AB ve Türkiye birbirinden vazgeçmemeli.

Üstelik bu rakamlara Gümrük Birliği’nin henüz güncellenmemiş olmasına rağmen ulaşıyoruz. 

Biliyorsunuz ki Türkiye ve AB Türkiye ile AB arasındaki 21 yıldır yürürlükte olan Gümrük Birliği mevcut haliyle sadece sanayi ürünlerini ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsıyor. 

Diğer yandan Avrupa üç ayaklı bir yapı. Türkiye bu anlamda güvenlik ve savunma ayağının en büyük öğelerinden biri.

Rakamlar zaten ekonomik ayakta Türkiye’nin AB için önemini gösteriyor.

Dolayısıyla, her iki taraf da zarar görür.

Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerini etkileme konusunda "sınırlı gücü" bulunuyor.

Hükümetimiz zaten bu raporun yok hükmünde kabul edileceğini açıkladı.

Biz, zor koşullarda yedi düvele karşı mücadele vermiş ve Cumhuriyeti kurmuş bir milletiz.

İlişkilerde, ekonomik çıkarları öne koyarak karar verelim.

Sağduyudan ve Türkiye ile dayanışma ruhundan uzak olan raporun, AB Komisyonu tarafından değerlendirilirken ilişkilerin ekonomik ve güvenlik alanlarındaki işbirliğimizin öneminin dikkate alınmasını diliyoruz.


Ekrem DEMİRTAŞ
Yönetim Kurulu Başkanı

 


 

ÖNCEKİ MESAJLAR  MECLİS KONUŞMALARI  EKREM DEMİRTAŞ'IN ÖZGEÇMİŞİ