20. Yüzyılın son beş senesinin en kuvvetli terimlerinden ve stratejilerinden bir tanesi olan "Globalleşme" halen gücünü bütün dünyada göstermekte ve bu akımın en önemli etkilerinden biri olan şirket evlilikleri de tüm hızıyla devam etmekte. Ülkelerarası ekonomik sınırların kaldırılması ve bilgi çağının tüm dünyada hızlı bir şekilde yayılması sonucu ülke pazarı hakimiyeti yarışının, dünya pazarı hakimiyetine dönüşmesi ve şirket evliliklerinin de bu amaç için en kısa ve ekonomik yöntem olması şu anda tüm dünyada yaşanan "birleşme" furyasının en büyük nedenlerindendir.
Gelişmiş ülkelerde başlayan ve yavaş yavaş tüm dünyaya sıçrayan birleşmeler Türkiye'de etkisini gerek mali kriz gerekse (gelişmekte olan ülke) şirketlerin yapılarından dolayı daha geç göstermeye başlamıştır. Bununla birlikte, birleşme kavramının ülke ekonomisinin düzelmeye başlaması ve bunun sonucu yabancı sermayenin Türkiye'ye geliminin artması ile önümüzdeki yıllarda Türkiye'nin göndemine daha sık oturacağı kesindir. Bu itibarla Türk Hukuku açısından şirket evlilikleri (birleşmeler) prosedürünün İzmir Ticaret hayatınca daha iyi anlaşılması amacıyla yapmış olduğum çalışmayı aşağıda kısa satırlarla bilgilerinize sunuyorum.
Türk Hukuku 2 tür birleşmeye imkan vermştir:
1.Devralıcı birleşme
2.Yeni ortaklık kurulması yolu ile birleşme
Her iki şekilde de katılan ortaklık(lar) tasfiyesiz infisah ederler ve onlara ait mallar intikalinde külli halefiyet ilkesi geçerlidir.
Birleşme prosedürü bu iki evlilik türü açısından şu şekilde işlemektedir:
A)Devralma Yolu ile Birleşme İşlemleri
1.Birleşme sözleşmesinin hazırlanması
2.Devreden şirketin özvarlık tespiti için mahkemece bilirkişi incelemesi yapılması
3.Birleşme sözleşmesinin imzalanması
4.Devralacak şirketin esas mukavele değişikliği metninin hazırlanması ve bu sebeple Sanayi ve Ticaret Bakanlığından izin alınması (sermaye arttırımı)
5.Katılan ve devralan şirketin genel kurullarının ayrı ayrı toplantıya çağrılması
a.Katılan şirket yönünden : Birleşmeye karar verilmesi ve birleşme sözleşmesinin onaylanması (infisah niteliğinde)
b.Devralan şirket yönünden : Birleşmeye karar verilmesi ve birleşme sözleşmesinin onaylanması; birleşme sözleşmesine göre esas sözleşme değişikliklerine karar verilmesi, sermaye arttırımına karar verilmesi (Ayni sermaye koyulma niteliğinde)
6.Birleşme kararının birleşen ortaklıklarca tescil ve ilanı
7.Katılan ortaklığın sona erdiğinin tescil ve ilanı
B)Yeni Ortaklık Kurulması Yolu ile Birleşme İşlemleri
1.Ortaklar arasında görüşmeler ve anlaşma
2. Ayni sermaye tespiti için, birleşen ortaklıkların
malvarlıklarının mahkeme tarafından değerlendirilmesi
3.Birleşme sözleşmesinin hazırlanması ve imzalanması
4.Yeni kurulacak şirketin kuruluş hazırlıklarının yapılması, esas sözleşmesinin imzalanması, imzanın noterce tasdiki ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığından izin alınması
5.Genel Kurulların toplantıya çağrılması : Yeni kurulacak Şirket esas sözleşmesi onaylanır (infisah niteliğinde)
6.Yeni ortaklığın kurulması, tescil ve ilan
7.Birleşen ortaklıkların infisahının tescil ve ilanı.
Dikat edilmesi gereken bir husus yapılacak olan genel kurullarda aranan toplantı ve karar yeter sayılarıdır. Katılan ortaklar açısından genel kurul onayları infisah niteliği taşıdığı için şirketlerin feshinde aranan çoğunluklara; Devralan ortaklar açısından ise ayni sermaye koyulması yolu ile sermaye artırımı niteliğnde olduğundan sermaye artırımında aranan çoğunluklara uyulması gerekmektedir.
Birleşme sonucu infisah eden şirketin malları, borçları tediye veya temin edilinceye kadar ayrı olarak ve devralan (yeni kurulan) şirket tarafından idare edilir. Devralan (yeni kurulan) şirketin yönetim kurulu üyeleri, alacaklılara karşı infisah eden şirket mallarının ayrı olarak idaresini sağlamak hususunda şahsen ve müteselsilen sorumludurlar.
Şirket evliliklerinin ekonomik yararların bu yazının amacı olmamakla beraber vergi konusunda iki hususa değinmek istiyorum. Bilinmesi gereken, birleşmeden dolayı oluşan özvarlığın Vergi Usul Yasası hükümleri uyarınca ve Kurumlar Vergi Yasasının 35, 36, 37, 38. Maddelerinin buyurucu hükümleri uyarınca vergilendirilmeyeceğidir. Bununla birlikte, birleşme anına kadar (birleşme kararı alındığı tarihte birleşen şirketin bilançosunda) birleşen şirketler kar elde etmişse bu tutar üzerinden kurumlar vergisi ödemeleri yasal zorunluluktur.
Bu noktada değinmek istediğim bir noktada (genelde göz ardı edilen) birleşmelerin Rekabet Hukukunu uygunluğudur. Birleşmeler Rekabet Kurulu'na bildirilmek zorundadır. Bildirim zorunluluğu şirketler arası iş anlaşmalarında 30 günken, birleşme ve devralmalarda böyle bir tarih bildirilmemiş fakat bildirilmemesi halinde cezai şartlar öngörülmüştür. Bu durumda kanunun yorumundan, birleşme ve devralmaların, anlaşmaların imzalanmasından sonra en kısa süre içerisinde, Kurula bildirilmesi gerekeceği sonucu çıkmalıdır.
Bir birleşme sonucunda birleşmeyi gerçekleştiren teşebbüslerin, ülkenin tamamında veya bir bölümünde ilgili ürün piyasasında, toplam Pazar paylarının, piyasanın %25'ini aşması halinde veya bu oranı aşmasa bile toplam cirolarının yirmi beş trilyon Türk Lirasını aşması halinde Rekabet Kurulu'ndan izin alınması zorunludur.
Hakim durum yaratmayan veya bir hakim durumu güçlendirmeyen ve bunun sonucu olarak ülkede veya bir bölümünde etkin rekabeti önemli ölçüde engellemeyen birleşme veya devralmalara izin verilir. Kurul, bildirilen birleşme veya devralmaya, gerekli gördüğü diğer tedbirlerin alınması ve bazı yükümlülüklere uyulması koşuluyla izin verebilir.
Bir hakim durum yaratan veya mevcut bir hakim durumu güçlendiren ve bunun sonucunda ülkede veya bir bölümünde etkin rekabeti önemli ölçüde engelleyen birleşme veya devralmaların Kanuna aykırı olduğu kabul edilir ve bunlara izin verilmez.
Birleşme veya devralma anlaşmaları Kurula bildirildiği tarihten itibaren Kurul, 15 gün içinde yapacağı ön inceleme sonucunda birleşmeye veya devralma işlemine ya izin vermek ya da bu işlemi nihai incelemeye almaya karar verdiği takdirde ön itirazını bildiren yazısı ile birlikte birleşme veya devralma işleminin nihai karara kadar askıda olduğunu ve uygulamaya sokulmayacağını gerekli gördüğü takdirde diğer tedbirlerle birlikte ilgililere usulüne göre tebliğ etmek zorundadır.
Kurulun süresi içinde birleşme veya devralmaya ilişkin müracaata herhangi bir cevap vermediği ya da herhangi bir işlem yapmadığı hallerde, birleşme veya devralma anlaşmaları bildirim tarihinden itibaren 30 gün sonra yürürlüğe girerek geçerlilik kazanır.
Hazırlayan
Av.Alp Limoncuoğlu
KAYNAKÇA :
ERİŞ, Gönen Anonim Şirketler Hukuku, Ankara 1995
İPEKÇİ, Nizam Ticaret Şirketleri Tatbikatı T.T.K. Şerhi, İstanbul 1998
POROY, Reha /
TEKİNALP, Ünal /
ÇAMOĞLU, Ersin Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, İstanbul 7. Bası
TÜRK, Hikmet Sami Ticaret Ortaklıklarının Birleşmesi, Ankara 1987
YASAMAN, Hamdi Anonim Ortaklıkların Birleşmesi, Ankara 1987