SAYIN MECLİS BAŞKANI,
DEĞERLİ MECLİS ÜYELERİ,
SAYIN BASIN MENSUPLARI,
Dünya için çok zor geçen bir yılın sonuna geliyoruz.
Dünyanın bir yanı afetlerle, bir yanı iktidar mücadeleleriyle, bir yanı ise ekonomik problemlerle uğraşıyor.
Sorunlar gittikçe büyüyor.
Dünya 2012 yılına siyasi ve ekonomik belirsizliklerle giriyor.
Ülkemiz dünya ekonomisinin dinamosu oldu.
Japonya’da yaşanan deprem ve nükleer santral faciasından sonra Tayland selle boğuşuyor.
Irak, Afganistan, Libya, Yemen, Mısır derken şimdi Suriye’de iç savaş yaşanıyor.
Tabii ki komşularımızın sorunları bizi ilgilendiriyor.
Ama büyüme rekorları kırdığımız, ekonomik olarak büyük övgüler aldığımız bu dönemde aynı başarıları sürdürmemiz için barış büyük önem taşıyor.
Herşeyden önce Büyük Atatürk’ün dediği gibi, “Yurtta Barış, Dünyada Barış” istiyoruz.
DEĞERLİ MECLİS ÜYELERİ,
Avrupa’daki sorunlar, üretmeden tüketmenin sonuçları.
Çünkü ABD’de krizin patladığı 2008 yılından beri Avrupa, çöplerini halının altına süpürdü.
Bu nedenle Avrupa’nın geldiği durum bugün sürpriz değil.
En son olarak Macaristan da, IMF’den yardım talebinde bulundu.
Fitch, Portekiz’in kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına düşürdü.
İspanya Başbakanı Zapatero, seçimler sonrası yerini Rajoy’a bıraktı.
Papandreu ve Berlusconi ise, istifa etmek zorunda kaldı.
İtalya ve Yunanistan’da halkın seçtiği ülkeyi yöneten hükümetler yerine, Bürokrat Hükümetleri oluşturuldu.
Bürokrat Hükümetleri, seçilmiş politikacıların, yapamadıklarını veya oy derdi ile yapmak istemediklerini gerçekleştirmek durumundalar.
Geçici etiketli “Bürokrat Hükümetlerinin” tahribatını biz 1970’li yıllarda çok yaşadık.
Kötü anılarımız var.
Acı reçeteyi seçilmiş hükümetler verince dahi toplum hazmedemezken, atanmış hükümetlerin işi daha zor.
Hazırladıkları acı reçeteleri kabul ettirmek için çok uğraşmaları gerekecek.
Yani Avrupa’yı zor günler bekliyor.
DEĞERLİ MECLİS ÜYELERİ,
Avrupa’da yaşanan krize “Bana ne” diyerek sırtımızı dönemeyiz çünkü dış ticaretimizin büyük bir bölümü Avrupa ile.
Hele İzmir için daha da önemli.
Tekstil, otomotiv, gıda gibi hemen hemen birçok alanda kentimiz tüccarının Avrupa ile ticareti var.
Ancak bu durumu avantaja çevirebiliriz.
Türkiye ve İzmir, bu süreçte marka firmalar, marka ürünler yaratabilir.
Türk işadamlarımız artık Avustralya, Uzakdoğu Asya ülkeleri, Güney Afrika demeden en uzak mesafelere bile gidiyorlar.
Bu durum ihracat performansımıza da yansıdı.
Ülkemiz ihracatı krizden etkilenmeyen Asya pazarına da yönelmeli.
Aynı şekilde Afrika da çok bakir bir pazar.
Afrika ülkelerinde temsilcilik sayımız 12’den 28’e çıktı.
Yeni pazarlar, yeni fırsatlar, 2012 yılının en önemli konularından biri olacak.
DEĞERLİ MECLİS ÜYELERİ,
Sayın Babacan, "Önümüzdeki dönemde herkesin çok ihtiyatlı hareket etmesi gerek.” diyor.
Babacan’a göre; “Farklı senaryolara hazırlıklı olunmalı”.
Sayın Babacan’ın dediği gibi, “Ölçülü risk alınmalı.”
Bunları hep basından izliyoruz.
Aslını Sayın Babacan’ın ağzından dinlemek için İzmir’e, “Bir İzmir Akşamı”nda birlikte olmaya davet ettik.
DEĞERLİ MECLİS ÜYELERİ,
Uluslararası doğrudan yatırım girişleri ilk 9 ayda 10,9 milyar dolara ulaştı.
Başka bir ifadeyle, 2010 yılı toplamından 1,8 milyar dolar, daha fazla doğrudan yabancı yatırım çekmişiz.
Bu durum, yabancı yatırımcıların Türk ekonomisine duyduğu güvenin göstergesi.
Türkiye, dünyanın yıldızı oldu.
Cari açıktaki negatif seyre karşılık “iç açık” olarak da tanımlanan bütçe açığı konusundaki performansımız son derece iyi.
Özellikle bir yıl önceyle mukayese edildiğinde olağanüstü olumlu bir tablo sergiliyor.
Bu yıl içerisinde bir de Genel Seçimlerin yapıldığını unutmayalım.
Geçen yılın Ocak-Ekim döneminde 23,1 milyar TL olan bütçe açığı % 92,6 küçülerek 1,7 milyar lira oldu.
Bütçe açığımızın milli gelire oranı, Maastricht kriterlerine uyum sağlıyor.
Bu durumda, kişi başına düşen milli gelirin yükselmesinin de payı var.
Bu durum Hükümetimizin mali disipline ne kadar önem verdiğini gösteriyor.
Bütçe açığındaki gerilemede vergi gelirlerindeki hızlı artış önemli yer tutuyor.
Yılın ilk 10 ayında vergi tahsilatı 208,1 milyar TL ile geçen yılın aynı dönemine göre % 22,1’lik artış gösterdi.
Tabii ki bunda yeniden yapılanmanın da büyük payı var.
Ancak pek çok üyemizin taksitlerin ödenmesi konusunda sıkıntı yaşadıklarını biliyoruz.
Bu konuda bir düzenleme yapılmalı, iki taksiti ödeyemeyen üyenin hemen tepesine binilmemeli.
Aynı şekilde bankacılar da yeniden yapılandırma için özel bir kredi uygulaması başlatabilir.
Yeniden yapılandırma kapsamında, teminat karşılığı, ödenecek taksitler için kredi verilebilir.
DEĞERLİ MECLİS ÜYELERİ,
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı üzerine görüşmeler başladı.
Biz de Aralık ayı meclisinde bütçe konuşacağız.
Önümüzdeki yılın bütçesine göre 2012 yıl sonunda;
GSYİH’nin 1 trilyon 426 milyar lira,
Büyüme oranının % 4,
Tüketici fiyatları endeksindeki artışın % 5,2,
İhracatın % 10,2 artarak 148,5 milyar dolar,
İthalatın ise % 5 artarak 248,7 milyar dolar
Dış ticaret açığının 100,2 milyar dolar,
Cari işlemler açığının 65,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi,
Cari açığın GSYİH’ya oranının ise % 8,
Bütçe açığının milli gelire oranının % 1,5 olacağı
tahmin ediliyor.
DEĞERLİ MECLİS ÜYELERİ,
Ülkemizin gündemi ekonomi ve siyaset.
Oysa çok değil geçen ay bu kürsüden konuştuğumuz ilk konu Van’da yaşanan depremdi.
Van’da meydana gelen deprem tüm ülkemizi üzdü.
Ama sonra yine unutmaya başladık.
Deprem kaçınılmaz olabilir ama yüzlerce ölüm kader değildir.
Türkiye'de, ölçümlerin yapılmaya başladığı 1900 yılından itibaren en şiddetlisi 7,9 olarak kaydedilen 90 büyük depremde,
Resmi verilere göre 82 bin 372 kişi hayatını kaybetti.
İzmir olarak ne hazırlığımız var doğrusu merak ediyorum.
DEĞERLİ MECLİS ÜYELERİ,
Geçtiğimiz meclis toplantımızda Van’a bir okul yaptıracağımızı belirtmiştim.
Van Depremi'nin ardından pek çok kesim de okul yaptırma sözü verdi.
Ancak ilk resmi adımı Odamız attı.
Yerle bir olan tek okul olan Gedikbulak İlköğretim Okulu’nu yaptırıyoruz.
Valimiz, Meclis Başkanımız ve Vanlı Meclis Üyelerimiz ile 2 Kasım’da Van’a gittik.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Mehdi Eker'in katılımıyla okul yaptırımına ilişkin protokolü imzaladık.
Ardından Gedikbulak Köyü’ne giderek yıkılan okulu yerinde gördük.
Gerçekten yürek burkan bir manzara vardı.
Tüm köy yerle bir olmuştu.
Özellikle Erciş’te 6-7 katlı binaların nasıl unufak olduğunu gördük.
Gedikbulak’ta sağlık ocağı ve lojmanların da kullanılamayacak kadar hasarlı olduğunu yerinde gördük.
Onları da yeniden yaptırma kararı aldık.
Dönüş yolunda Van Havaalanı’nda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ile birlikte sağlık ocağı ve lojmanın yapımına ilişkin protokolü imzaladık.
Gedikbulak İlköğretim Okulunu "İzmir Ticaret Odası İlköğretim Okulu" adıyla yeniden yapacağız.
1 milyon Lira kaynak ayırdık.
Çünkü okul yaptırma kararını duyurduğumuzdan bu yana üyelerimizden yardım için öneri yağıyor.
Elektrik projelerini ücretsiz hazırlayıp tüm malzemeleri vermek isteyen, çelik konstrüksiyonu vermek isteyen, “Karoları benden” diyen üyelerimiz var.
Projeler şu anda benim mimarlarım tarafından ücretsiz olarak hazırlanıyor.
Okulu tamamlayıp, inşallah Sayın Başbakanımız ile birlikte hizmete açacağız.
Bu sadece bir okul projesi değil.
Aynı zamanda depremin ardından Batı'dan Doğu'ya uzanan bir Kardeşlik Projesi.
Bu depremde tek sevindirici yan, arama – kurtarma çalışmalarında gösterdiğimiz başarıydı.
AKUT İzmir Ekibi de Van’a giderek 6 can kurtardı.
AKUT Ekibi daha sonra Odamıza gelerek, “Bu yıl sizin yaptığınız 15 bin TL’lik yardımla aldığımız malzemeler sayesinde Van’a gidebildik, teşekkür ederiz” dediler.
“Asıl biz teşekkür ederiz” diyerek, AKUT İzmir Ekibi'ne Van'da kullandığı ekipmanlarını yenilemesi için 15 bin TL tutarında ikinci bir yardımda daha bulunduk.
Tüm üyelerimizi ve İzmirlileri AKUT'a destek vermeye çağırıyoruz.
DEĞERLİ MECLİS ÜYELERİ,
İzmir olarak mevcut binalarımızı güçlendirmeye,
Hatta bazılarını yıkıp, yenilerini yapmaya ihtiyacımız var.
Çünkü dünyada deprem açısından en riskli 10 yer arasında İstanbul ve İzmir yer alıyor.
• Depremde yıkılmayacak binalar yapmak,
• Bina stokumuzu güçlendirmek,
• Olası bir depremde yapılacaklar için plan yapmak,
• Zorunlu deprem sigortasını yaptırmak
büyük önem taşıyor.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, Van depreminin ardından İzmir, kentsel yenilemede pilot bölge ilan edildi.
DEĞERLİ MECLİS ÜYELERİ,
İnşaat sektörü, 2011 yılı içinde köklü değişikliklerle tanıştı.
• Yeni inşa edilecek binalar için enerji kimlik belgesi zorunluluğu,
• 2023 Ulusal Deprem Stratejisi,
• Yapı denetim sistemindeki değişiklikler
en önemlileri arasında sayılabilir.
2012 yılından itibaren, yetki belgeli usta çalıştırılma zorunluluğu da geliyor.
Topraklarının üçte ikisi 1. ve 2. derece deprem kuşağında olan ülkemizde yapı denetim sistemi büyük önem taşıyor.
Güvenli, çağdaş, sosyal yaşam alanlarının yaratılmasının en etkili aracı olan kentsel dönüşüm projeleri yaygınlaştırılmalı.
Ancak, altyapı eksiklikleri, İhale Kanunu ve İmar Yönetmeliğinden kaynaklanan sorunlar nedeniyle bir çok engel ortaya çıkıyor.
Bu nedenle;
• Altyapısı hazır arsa üretilmesi,
• İnşaatlarda TSE markalı yapı malzemesi, yapı elemanı kullanılması ve bu konudaki denetimlerin arttırılması,
• Kentsel alanlardaki konut üretimlerinde talep edilen yol, kanal, katılım bedelleri ve ruhsat harçlarının daha makul seviyelere çekilmesi,
• Sektörde haksız rekabete yol açan TOKİ’nin sektöre olumsuz etkilerinin gözden geçirilmesi,
• Özellikle depreme karşı risk oranı yüksek olan bölgelerde, programlı afet tatbikatlarının periyodik olarak yapılmasını
öneriyoruz.
DEĞERLİ MECLİS ÜYELERİ,
Lefkoşa’dan bu sabah döndüm.
Yönetim Kurulu üyelerimizle birlikte KKTC’nin iki büyük partisinden birisi olan Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin Barış Çalışmaları Merkezi tarafından düzenlenen “Barışı Hayal Et” etkinliğine katıldım.
“21. yüzyılda Yunanistan-Kıbrıs-Türkiye Ekseninde Perspektifler Konferansı”na Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Günay Çerkez ve Kıbrıs Rum Ticaret Odası eski Başkanı Manthos Mavromatis ile birlikte konuşmacı olarak katıldım.
Konferansa yoğun ilgi vardı.
8-11 Aralık tarihinde Travel Turkey fuarına en çok katılım Yunanistan’dan olacak.
Selanik Belediye Başkanı Yannis Butaris, İzmir ile Selanik arasındaki kardeş şehir anlaşması çalışmaları için İzmir’de olacak.
Beraberinde Yunanlı turizmcileri de getirecek.
Yunanistan Turizm Bakanı ile bizim Turizm Bakanımızın da vurguladığı gibi artık Türkiye ve Yunanistan arasında ortak turizm paketlerinin oluşturulması zamanı geldi.
Aslında biz bunu uzun yıllardır söylüyoruz, “Gelin Ege’yi birlikte pazarlayalım” diyoruz.
Siyasetçilerin bu noktaya yeni gelmesi, işadamlarının siyasetçilerin önünde olduğunun en güzel kanıtı.
Atina-İstanbul İzmir-Selanik ortak paketleri yapmalı ve Ege’yi dünyaya birlikte pazarlamalıyız.
İzmir ve Selanik’in kardeş şehir ilan edilmesi de bu çalışmalara katkı sağlayacaktır.
Selanik’in yanı sıra Samos, Midilli ve Sakız Adalarından çok sayıda Yunanlı işadamı bu fuara katılacak.
Samos Ticaret Odası fuar kapsamında 40 kişilik işadamı heyetiyle İzmir’e geliyor.
Odamız üyeleriyle ikili görüşme talepleri de oldu.
Bunları değerlendireceğiz.
DEĞERLİ MECLİS ÜYELERİ,
Kentimizin en önemli gündem maddesi ise EXPO.
27 kişilik EXPO 2020 Yönlendirme Kurulu oluşturuldu ve karar Resmi Gazete’de yayınlandı.
Ancak kurulda bazı eksiklikler vardı.
Bu konuda önerilerimizi ilettik, 5 kurumun daha eklenmesi ile 32 kişilik kurul oluşturuldu.
Şimdi bu 32 kişilik kurulun içinden 7 kişilik Yürütme Kurulu belirlenecek.
Yönlendirme Kurulu’nun oluşturulmasının ardından İzmir ilk defa görücüye çıktı.
Geçen hafta içerisinde Paris’te gerçekleştirilen 150. BIE Genel Kurulu Toplantısı’na katıldık.
Heyete Ulaştırma, Habercilik ve Denizcilik Bakanımız Sayın Binali Yıldırım başkanlık etti.
Genel Kurul’da Sayın Bakanımızın konuşmasının yer aldığı İzmir adaylık sunumu, BIE delegelerinin katılımı ile gerçekleşti.
Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından BIE delegelerine EXPO 2020 İzmir Resepsiyonu verildi.
Resepsiyonda ve Genel Kurul sırasında geçtiğimiz adaylıktan tanıdığımız ve artık dost olduğumuz delegelerle bir araya geldik.
Romanya, Bahamalar, Moritanya, Bangladeş, Senegal, Gabon gibi sıkça bir araya gelip ağırladığımız delegelerle yeniden görüşüp,
İzmir’in adaylığı konusunda bilgi verdik, lobi yapma şansına eriştik.
Romanya delegesi hala EXPO 2015 adaylığı sırasında kendisine hediye ettiğimiz nazar boncuklu bileziği takıyor.
Aynı zamanda göreve yeni gelen delegelerle de tanıştık.
Delegeler güçlü temamız ve geçmiş deneyimimiz nedeniyle bizi şanslı görüyor.
Ancak bildiğiniz gibi seçim sadece temayla, sunumla ya da düzenlenen kokteyl ile kazanılmıyor.
Sunumun oylar üzerindeki etkisi yüzde 1 bile değil.
Hem ülke bazında hem de delege bazında çalışma yapmalıyız.
Daha oylamaya 2 yıla yakın süre var.
Ama 2015 adaylığımızdan da biliyoruz ki, bu süre göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor.
Her fırsatı ve zaman dilimini etkin ve sonuç alıcı çalışmalarla değerlendirmeliyiz
Sunum artık dünde kaldı.
Bugüne odaklanarak, ülke ve delegeler üzerinde yoğunlaşmamız gerekiyor.
Genel Kurul sırasında diğer aday kentlerin çalışmalarını da gözlemleme şansımız oldu.
Rakiplerimiz güçlü ve hiçbiri daha önce EXPO’ya ev sahipliği yapmamış kentler.
Tema açısından baktığımız sağlık, en somut ve evrensel tema olarak öne çıkıyor.
Logo, tema ve alan ile ilgili çalışmaları hızla yürütürken, lobi çalışmalarına da hız vermeliyiz.
Diğer adayların da zorlu rakipler olması nedeniyle, yapacak çok işimiz var.
Ama, İTO bu projenin sahibidir.
Bu nedenle yürütme kurulunda görev almadan, seçimi kazanmak için etkin biçimde çalışmalara devam edeceğiz.
DEĞERLİ MECLİS ÜYELERİ,
Biliyorsunuz turizm İzmir için belirlediğimiz vizyonda çok önemli bir yere sahip.
Sloganımız da, “Yıl 12 ay turizm”
Oda olarak kruvaziyer turizmi için yaptıklarımız, büyük bir proje haline geldi.
İzmir'in kruvaziyer turizmindeki payını artırmak ve kentimizin tanıtımını yapmak amacıyla son 4 yılda 15 uluslararası sergi, konferans ve kongreye katıldık.
2011 yılı kruvaziyerin altın yılı oldu.
27 Kasım 2011 itibariyle 270 sefer ile 494 bin yolcu kentimizi ziyaret etti.
2012 yılından da umutluyuz.
DEĞERLİ MECLİS ÜYELERİ,
Kruvaziyerdeki başarımızı bu kez turizmin farklı bir alanına, “Kongre Turizmi”ne aktarma kararı aldık.
Dünyada kongre turizm ve kentlerin bu amaçlı genel tanıtım politikalarında CVB’ler yani Ziyaretçi Büroları görev alıyor.
İzmir Kongre ve Ziyaretçi Tanıtım Bürosu da 2000’li yıllarda kurulan bir oluşum.
CVB’deki arkadaşlarım bana gelip, “Bu işin başında her kentte ticaret odası başkanları var. İzmir CVB’nin başına geç” dediler.
Bugüne kadar İzmir için hiçbir görevi geri çevirmediğim için bunu da kabul ettim.
İzmir Ticaret Odası şu anda İzmir CVB’nin başkanlığına getirildi.
Hızla kolları sıvadık ve çalışmaya başladık.
Büyükşehir Belediye Başkanımız ve TÜRSAB Başkanımız Başaran Ulusoy’un katılımı ile bir toplantı yaptık.
Büyükşehir Belediye Başkanımız yeni fuar alanının yapılması ve fuarda oluşturulacak olan kongre merkezinde bir yıl ücretsiz fuar ve kongre düzenleyeceklerini söyledi.
Bize tam destek verdi.
TÜRSAB Başkanımız, İzmir Aşığı Başaran Ulusoy da, Travel Turkey’in gelirlerinin yüzde 25’ini CVB’ye aktaracağını söyledi.
Ayrıca araç ve eleman desteği vereceğini ifade etti.
Bu destekler bizi daha da heveslendirdi.
2011 Faaliyet Raporu ve 2012 Yılı Çalışma Programı’nı hazırlamaya başladık.
29 Kasım -1 Aralık 2011 tarihleri arasında kentimize kongre çekmek ve genel tanıtım faaliyetlerini gerçekleştirmek için, ekip şu an Barcelona’da.
Otel ve kongre merkezlerini içeren yeni bir katalog hazırladık.
Yolumuz çok uzun.
Geçtiğimiz yıl Türkiye’de yapılan 162 uluslararası kongreden sadece 1’i İzmir’de yapılmış.
Yani sıfırdan değil 1’den başlıyoruz.
Size geçtiğimiz meclis toplantısında Barcelona ziyaretimizden ve Barselona ekonomisinin üç can damarının kongre turizmi, kruvaziyer turizmi ve Barcelona Spor Kulübü olduğunu söylemişti.
Kruvaziyer de aldığımız yolu biliyorsunuz.
Kongre turizminde de hedefimiz bir Barcelona olmak.
Barcelona’da yılda ortalama 400 kongre düzenleniyor.
Uzun vadede hedefimiz İzmir’i yılın her günü en az bir kongrenin yapıldığı bir kent haline getirmek.
Bu boş bir hayal değil.
Kruvaziyerde nasıl sıfır noktasından buraya geldiysek, aynısını kongre turizminde de yapabiliriz.
Çünkü biz hayal denilenleri gerçekleştirmeyi kendimize ödev bildik.
TÜRSAB’ın Efes’te yaptığı ve gelecek yıl faaliyete geçecek 5.000 kişilik Efes Kongre Merkezi büyük bir potansiyel.
Bu merkezin ve İzmir’in birlikte pazarlanması için çalışacağız.
Kent merkezinde Kongre Merkezi yapılması için çalışmalar var.
İzmir gerçekten Kongre turizminde büyük bir potansiyele kavuşmak üzere.
Kongre turizminde başarılı olmak kendi elimizde.
Yeter ki takım oyunu devam etsin.
DEĞERLİ MECLİS ÜYELERİ,
Avrupa, Orta Asya, Kuzey Afrika ve Orta Doğu Dünya Ekonomi Forumu, 19-21 Haziran 2012 tarihlerinde, İstanbul’da düzenlenecek.
Foruma 1.000’den fazla liderin katılacağı tahmin ediliyor.
Biz de Oda olarak İzmir’in tanınması, dünyaya açılması ve gelişmesine en önemli katkının uluslararası etkinliklerden geçeceğine inanıyoruz.
Bu amaçla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Çalışmalarımızın devamı olarak, Dünya Ekonomi Forumu’nun toplantılarının Yaz Davos’u olarak
İzmir’de düzenlenmesi talebimizi Sayın Başbakanımıza ilettik.
Davos aslında İsviçre'de küçük bir kasaba.
Ancak Dünya Ekonomi Forumu Zirvesi ile ağır kış şartlarına karşın tüm dünyadan yoğun ilgi görüyor.
Tüm dünya tarafından ilgi gören bu forum yaz aylarında Çeşme’de gerçekleştirilebilir.
Davos Zirvesi kışın Davos'ta, yaz aylarında da Çeşme'de olmak üzere yılda 2 defa düzenlenebilir.
Geçtiğimiz dönemde bu konuda Dünya Ekonomi Forumu yetkilileri ile görüşmelerde bulunmuştuk.
Tüm görüşmelerimizi Sayın Başbakanımıza rapor etmiştik.
Ayrıca 2012 yılında İstanbul’da düzenlenecek Avrupa, Orta Asya, Kuzey Afrika ve Orta Doğu Dünya Ekonomi Forumu’nun bir ayağının İzmir’de düzenlenmesi dileğimizi de kendilerine ilettik.
DEĞERLİ MECLİS ÜYELERİ,
Bu yıl Odamızın 126’ıncı kuruluş yılını kutluyoruz.
Ama bu yılki kutlamaları deprem felaketi ve terör olaylarından dolayı iptal ettik.
Sadece vergi ödül törenini düzenledik.
Bu yıl toplam 1.337 üyemiz ödül almaya hak kazandı.
• 140 üyemiz altın madalya,
• 119 üyemiz gümüş madalya,
• 111 üyemiz bronz madalya,
• 673 üyemiz takdirname,
• 288 üyemiz özel ödül
ile ödüllendirildi.
6 vergi rekortmeni üyemize de özel plaket verdik.
Üyelerimizi bir kez daha tebrik ediyorum.
Ödül alan üyelerimiz arasında çok sayıda meclis üyemiz de var.
O salonda hepsini toparlayarak bir fotoğraf çekemedik.
Ben sarılıp tebrik edemedim.
Şimdi ödül alan üyelerimizi fotoğraf çekimi için buraya davet ediyorum.
Yönetim Kurulum adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.