Değerli Üyelerimiz,
İş dünyasının mali açıdan en önemli problemlerinden birisini sahte fatura sorunu oluşturuyor.
Vergi mükellefleri, ticari faaliyetleriyle ilgili mal ve hizmet alımlarına ilişkin faturalarının vergi mevzuatı yönünden sahte veya içeriği itibariyle yanıltıcı belge olması durumunda çeşitli cezalarla karşı karşıya gelebiliyor.
Alıcının gerçek bir mal ve hizmet satın almış olsa bile satıcının mükellefiyet kaydını yaptırmamış olması ve faturayı yasa dışı yollardan bastırmış olması karşısında mağdur olabiliyor.
Mükellefiyet kaydı olsa bile satıcı usulüne uygun bastırdığı faturalar yanında yasa dışı yollardan basımı yapılan fatura düzenlerse, kendi faturası yanında gerçekte var olan veya hiç var olmayan bir başkasına ait fatura verirse de alıcı suçlu olabiliyor.
Hatta satıcının kaydı olsa ve alıcıya usulüne uygun fatura verse bile kendi alışlarının sahte faturalarla belgelendirirse de yine alıcı mağdur oluyor.
Vergi İdaresinin mevcut uygulamasında, satıcının sahte fatura düzenleyicisi olduğunun tespit edilmesi halinde ondan mal almış herkes bu yaptırımlardan birisiyle karşı karşıya gelebiliyor.
Sahte veya yanıltıcı belge düzenlemek ile kullanmanın vergi mevzuatımızda yaptırımları çok ağır.
Fatura tutarının gelir vergisi ya da kurumlar vergisi yönünden gider kabul edilmeyerek, buna isabet eden verginin cezalı olarak istenebiliyor.
Faturada yer alan KDV'nin indiriminin kabul edilmeyerek buna isabet eden verginin cezalı olarak istenebiliyor.
Bilerek kullanılması durumunda cezanın 3 katı da talep edilebiliyor.
Ayrıca sahte belgede 5 yıla kadar, muhteviyatı yanıltıcı belgede ise 3 yıla kadar hapis cezası da uygulanabiliyor.
Sahte veya yanıltıcı fatura düzenleyenler, genellikle bu tür fatura bedelinin belli bir oranında komisyon geliri elde etmek ya da mal ve hizmet satışına ilişkin başta katma değer vergisi olmak üzere vergisel yükümlülüklerden kaçmak için bu işi yapıyorlar.
Bunların cezalandırılmasına hiçbir itirazımız zaten olamaz, destekliyoruz da.
Ancak iyiniyetli bir vergi mükellefinin kendisine verilen faturanın sahte olup olmadığını bilme şansı yok.
Bir faturanın sahte olarak düzenlenip düzenlenmediğinin anlaşılması vergi müfettişleri tarafından satıcının defter belge ve vergi beyanlarının vergi incelemesine tabi tutulması sonrasında belirlenebilen zor bir iş.
Bu bakımdan sahte fatura kullanmak suretiyle eksik vergi ödeme ya da haksız iade alma gibi bir düşüncesi olmayan iyi niyetli dürüst bir vergi mükellefinin, satın aldığı mal ve hizmetlere ait yüzlerce hatta binlerce faturanın sahte olup olmadığını tespit etmesi zaman yönünden mümkün olmadığı gibi satıcının defter belgelerini ve vergi beyanlarını inceleme yetkisine sahip olmadığından teknik olarak da mümkün değil.
Bu sebeple sahte faturaları mevzuatta bilmeden kullananlara yönelik yaptırımları hafifletmek amacıyla Maliye Bakanlığı’nın tebliğ ile mevzuatta düzenleme yaptı.
Ancak bu düzenleme ile hapis cezası ve üç kat vergi cezası uygulanması yolu kapatılırken, vergi ve bir kat vergi zayi cezasının devam ediyor.
İyi niyetli ve dürüst mükellefin bu şekilde mağdur olmasının yanısıra Gelir İdaresinin halihazırda uygulamakta olduğu ve sıkça da mahkemelerde ihtilaflara sebep olan ve kamuoyunda Kara Liste olarak da bilenen Kod Listeye - Haklarında Olumsuzluk Bulunan Mükellefler Listesi’ne giriyor.
Bu listeye girdikten sonra, eğer ihracat ve sair sebeplerle doğan iade alacakları var ise, alması özel esaslara tabi hale getirilerek çok zorlaştırılıyor.
Bunun da ötesinde, kendisinden mal ve hizmet alan müşterilerinin de iade almaları zorlaştırıldığı için müşterileri alımlarını kesiyor ve böylece faaliyeti de ciddi ölçüde zarar görüyor.
Dahası da var.
Aranan vergi ve ceza miktarlarının yüksek tutarda olması durumunda vergi dairelerince sık sık ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz uygulamasına da gidiliyor ve bu da bir tüccarın kredibilitesini çok düşürecek bir olay.
İyiniyetli dürüst vergi mükellleflerinin daha fazla mağdur olmamaları ve bu konuda yaratılan ihtilafların neden olduğu zaman kaybı ve iş yükünden kurtulmak için Maliye Bakanlığı'nın mağduriyetlerinin önüne geçmek üzere bir an evvel düzenleme yapması gerekiyor.
• Mal ve hizmet alışının gerçek olduğu mal hareketinin varlığını gösteren irsaliye, taşıma irsaliyesi gibi belgelerle ortaya konulabiliyor,
• Fatura bedeli, satıcıya ait olan ve fatura üzerinde yer alan banka hesaplarına ödenmiş,
• İnternet vergi dairesinden vergi levhası sorgulaması yapılmış ve faturadaki mükellefiyet bilgileri ile vergi levhasındaki bilgilerin örtüştüğü görülürse alıcı hakkında hiçbir işlem yapılmamalıdır.
Bu konuda bir düzenleme yapılıncaya üyelerimizin de çok dikkatli olması gerekiyor.
Üyelerimiz;
• İlk defa ticari ilişki kurdukları ve piyasada tanınmayan satıcılardan temin edilen faturaların gerçekliğini araştırsınlar.
• Bu araştırma konusunda mali müşavirin bilgisine başvurulabilir. Ama en azından mutlaka internet vergi dairesinden vergi levhası sorgulaması yapılmalıdır.
• Mal hareketine ilişkin sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, kantar fişi, belediye ve trafik denetim tutanakları gibi belgelerin düzenlenmesi ve muhafazasında hassasiyet gösterilmelidir.
• Ödemeler banka sistemi üzerinden yapılmalıdır.
• Ödeme sırasında banka hesabına ait bilgilerle faturadaki satıcıya ait bilgilerin örtüştüğü kontrol edilmelidir
Üyelerimize kendi menfaatleri için bu konuya azami hassasiyet göstermelerini öneriz, güzel ve bol kazançlı günler dilerim.
Saygılarımla,
Ekrem DEMİRTAŞ
İzmir Ticaret Odası
Yönetim Kurulu Başkanı