Değerli Üyelerimiz,
Ülkemizde köklü markaların sayısı son derece azdır. Yaşı bir yüzyılı geçen veya yaklaşan firmaların sayısı çok da fazla değildir. Hele ki söz konusu olan bir kurum veya organizasyon olursa bu sayı daha da azalacaktır.
Bu yıl 80’inci defa kapılarını açacak olan İzmir Enternasyonal Fuarı, Türkiye’nin en köklü, en büyük markalarından birisidir. Dünya üzerinde devam eden en eski 10 genel ticaret fuarından biri olan İEF, Türkiye’nin gurur duyduğu en köklü kurumlardan birisi olmasının yanısıra İzmirliler için bir fuardan da büyük bir anlam taşıyor.
Sadece İzmirliler için değil Egeliler hatta geçmiş yıllarda Türkiye’nin pek çok köşesinden büyük heyecanla İEF’yi ziyarete gelmiş olanlar İEF’yi sadece bir fuar olarak görmezler çünkü İEF, kurulduğu günden bugüne bir fuar olarak sağladığı ticari faydaların yanında bir asıra yaklaşan tarihi ile geçmişten günümüze bir kültür köprüsü, niteliğinde olmuştur.
“İzmirliyim” deyip de “Fuarla” ilgili bir anısı olmayan yoktur. Her yıl İzmirliler fuarın açılışını büyük heyecanla beklemiştir. Ege’nin illerinden her yıl fuarı ziyaret etmek heyecanla beklenen bir aktivite olmuştur. İşte bu duygular içinde 80. İzmir Enternasyonal Fuarı’na aynı heyecanla “Merhaba” diyeceğiz. 80 yıllık sadık bir dostla buluşmanın sevincini yaşayacağız.
İzmir Fuarı’nın kent ve ülke ekonomisine sağladığı faydaları saymakla bitiremeyiz. Her şeyden önce bu fuar, Türkiye’nin ilk fuarıdır. Ülkemiz, fuarcılığı İzmir fuarı ile tanımış ve öğrenmiştir. Önemli bir ilke kent olarak ev sahipliği yapmış olmanın gururunu yaşamak da kentliler olarak bizim hakkımızdır. Bu gururu yaşamak ne kadar hakkımızsa, fuarı sahiplenmek ve geliştirmek için çalışmak da hepimizin görevidir.
Bir etkinlik düşünün ki on gün içerisinde birbuçuk milyon insan onu ziyaret ediyor, binin üzerinde firma stand açıyor, ülkenin önde gelen yöneticileri, hazırlık aşamasından sonuna kadar fuara yakın ilgi gösteriyor, yurt dışından üst düzey heyetler geliyor, işadamı ile, halkı ile, politikacısı ile, sanatçısı ile toplumun pek çok katmanından insanlar onun için toplanıyor.
Böyle bir etkinliğin yaratacağı ekonomik canlılığı tahmin etmek zor değildir. Fuar zamanı İzmir’deki otellerin doluluk oranları artıyor, restoranlar, cafeler daha çok iş yapıyor, daha çok insan taksiye biniyor, alışveriş yapıyor, para harcıyor. Harcanan bu paralar, kent ekonomisine katkı sağlıyor.
Sağladığı bu dışsal ekonomik faydanın yanında fuarın asıl kuruluş amacı olan ticaret geliştirme fonksiyonunun da altını çizmemiz gerekiyor. Stand açan yerli ve yabancı firmalar, fuarda potansiyel müşterilerine ürün ve hizmetlerini sergileyip iş bağlantıları kuruyorlar. Sonra bu bağlantılar gerçeğe dönüşüyor ve yine kentimiz ve ülkemiz kazanıyor.
Bugün ekonominin en önemli kavramlarından birisi inovasyondur. Yani yeni bir mal üreterek, yeni bir üretim süreci yaratarak yeni bir pazarlama veya organizasyon yaratarak ekonomiye artı bir değer sağlamak günümüzün keskin rekabet koşullarının içinde yaratıcılarına çok büyük avantaj sağlıyor. İşte İEF yıllar boyunca bir inovasyon merkezi işlevi de gördü. Pek çok yeni ürün ile, yeniliklerle İEF’de tanıştık. İEF pek çok sanayiciye, tüccara ilham verdi.
Bunların tamamı, İzmir Enternasyonal Fuarı’nın sağladığı somut faydalardır. Bir de gözle görülemeyen ama üzerinde önemle durulması gereken bir işlevi var fuarımızın. Uluslararası Tanıtım…
80 yıldır İzmir Fuarı vesilesiyle bir kısmı bakanlık düzeyinde olmak üzere kentimize binlerce heyet, bu heyetlerle onbinlerce insan geliyor. Bu insanlar, kentimizi ve ülkemizi İEF sayesinde tanıyor ve kendi ülkelerinde tanıtıyorlar.
Her zaman gurur duyduğumuz İEF’nin Uluslararası Tanıtım boyutuyla, EXPO adaylığımız sürecinde bizim için ayrı bir anlamı ve önemi de var. Evrensel bir sergi olan ve dünyanın en büyük organizasyonlarından olan EXPO’ya 2020 yılında evsahibi olmak için aday olduysak, en önemli ilham kaynaklarımızdan birisi de kuşkusuz İEF’dir. İEF ile edindiğimiz tecrübe ve deneyim EXPO adaylık sürecinde en önemli avantajlarımızdan birisi.
Kısacası, İzmir Fuarı’nın İzmir için anlamı çok büyük. Kentimiz, bu fuarla o derece bütünleşti ki artık İzmir’i fuarsız düşünemeyiz. Ona maddi manevi çok şey borçluyuz.
İEF’nin Odamız için apayrı bir anlamı daha var. İEF’nin temelini oluşturan 9 Eylül Sergisi, 1927 ve 1928 yıllarında İzmir Ticaret Odası tarafından düzenlenmiştir. İşte bu sergiler, zamanla şekil değiştirerek bugünkü İzmir Enternasyonal Fuarı olmuştur. Yani İEF’yi Odamızın kentimize verdiği en önemli hediyelerden birisi olarak görüyoruz ve üzerine titriyoruz.
Büyük önem verdiğimiz İEF’nin gelişimi için yapılan tüm çalışmalara aktif olarak katılırken, üye firmalarımızın fuara katılımını teşvik etmek amacıyla da, fuarda stand açan üyelerimize uzun zamandır maddi destek veriyoruz. Buna ilave olarak, üç yıl önce başladığımız bir uygulama var.
Odamız bünyesinde sektörleri temsilen faaliyet gösteren meslek komitelerimizin fuara büyük standlarla katılmalarını teşvik etmek amacıyla bu meslek komitelerimize standlar tahsis ediyoruz. Üç sene önce 12 m² ile başladığımız meslek komitesi stand uygulamasında bu yıl Halı, Bilgisayar ve Plastik meslek komitelerine tahsis ettiğimiz standlar ile 512 m²’ye ulaştık. Amacımız, seneye daha büyük bir alanda katılmak. Her şey fuarın gelişimini desteklemek için.
Bu yıl, uzun bir aradan sonra ilk kez bir Avrupa ülkesini fuarımızın ana yabancı katılımıcısı olarak ağırlayacağız. Bu sene, İEF’nin partner ülkesi Avusturya. Bunu, fuarımız için olumlu bir gelişme olarak görüyoruz. Konuk il ise Denizli. Fuar teması ise ise “Çevre ve Çevre Teknolojileri” olarak belirlendi.
Fuarımıza ilgi gösteren yerli ve yabancı herkese teşekkür ederken, 8-18 Eylül 2011 tarihleri arasında düzenlenen 80. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın güzel ve başarılı geçmesini dilerim.
Ekrem DEMİRTAŞ
İzmir Ticaret Odası
Yönetim Kurulu Başkanı